Eee noolmuss,nolmus? :)


– gelen geçen otobüslere köpüklü tabancamla köpük sıktıysam,
– taksimde çinli turistlerin fotosuna atladıysam,
– defalarca kafamı kuş pislettiyse ve her seferinde kazı kazan aldığım halde 1 tl bile çıkmadıysa,
– papyon takıp sokak sokak dolaştıysam,
– galatasarayın kupa maçlarında bir beşiktaşlı olduğumu unutup,arabayla bağıra çağıra turladıysam,
– kursta yasakken canım sıkılıp internete girdiysem,
– pazarda teyzenin ayağına dolanan poşete basıp kendisini kasıtlı olarak düşürdüysem,sonrasında da sanki başkası yapmış havası verip elinden tutup kaldırdıysam ve bu şekilde teyzenin hayır duasını aldıysam,
– 1 kilo fıstıklı baklavayı kimseye yedirtmeyip dakikalar içinde tek başıma bitirdiysem,
– Karşıdan karşıya geçerken hep arabaların önüne atlayıp ani fren yapmalarına sebebiyet verdiysem,
– Roman,hikaye vs. tarzı şeyleri okumaktan hiç haz almadıysam,
– lisede şiir okurken “örümcek” yerine “öyümcek” dediysem,
– anaokulunda uyuturlarken uyumuş numarası yapıp,hoca gittiğinde kalkıp diğer arkadaşlarımı da uyandırdıysam,
– kafamı tarayıcıya sokup taradıysam,
– elimi zımbaladıysam,
– yediğim fıstıkların kabuklarını uçurumdan aşağı turistlerin kafasına attıysam,
– lisede derse geç kalınca kusma numarası yapıp derse girmeyi başardıysam,
– öss yaklaşırken müdür yardımcısından aidat parası karşılığı 10 gün izinli sayılmayı istediysem,
– lise servisimin penceresindeki demir telleri kırdıysam,
– dershanenin 4. katından aşağı güvenliğin kafasına silgi,kalem vs. attıysam,
– küçükken karatecilere özenip,pencerenin camına tekme atıp ayağımı yardıysam,
– yine küçükken saça takılan boncukları burnuma sokup hastanelik olduysam,
– bebeklerle oynamak yerine,kardeşimin oyuncak arabalarıyla oynadıysam,
– ilkokulda papatyası en son açılanlardan olduysam,
– yine ilkokulda en yakın arkadaşımla okulun bahçesine çıkıp,ıslık çalarak şeytan çağırmaya çalıştıysak,
– kardeşimi defalarca boğmaya çalıştıysam,
– kardeşime bebekken boşta duran çivileri yedirtmeye çalıştıysam,
– üniversitenin ilk günü uzun saçlı bir çocuğun arkasından “pardon hanfendiii” diye seslendiysem,
– düşen arkadaşımı kaldırmak yerine olduğum yerde kahkahayı bastıysam,
– yanlışlıkla erkekler tuvaletine girip,hiç çaktırmadan çıktıysam 🙂
-başarılı bir öğrenci olmama rağmen ilkokul hayatım boyunca 4 gelen tek dersim din ve ahlak dersi olduysa,
-yıllarca istatistik okuyup da kalkıp pazarlama ve reklamcılığa merak saldıysam,
-tüm üniversitelerin kar nedeniyle tatil olduğu bir günde okula gidip,saatlerce orda mahsur kaldıysam,
-tiyatroda limonata içen bir rahibeyi oynarken,limonatayı gülmekten etrafa püskürttüysem,
-Starbucks’ta kahvemin üzerine adım yerine “elinin körü” yazdırttıysam,
-işe başladığım ilk gün 2 reklam filminde oynadıysam ve o gün günlerden 1 Nisan’dıysa,
-Taksim’de röportaj yapmak isteyen bir insan yavrusuyla,bir kameramanı İstiklal caddesi boyunca peşimden koşturduysam,
-arkadaşıma aldığım bir d.günü hediyesini 1 yıl sonraki d.gününde kendisine verdiysem

…ve daha aklıma gelmeyen bisürü rezillik,kötülük,delilik vs. vs. yaptıysam nolmuşş hee nolmuşş?? ben de onu soruyorum nolmuşşşş :))))

Rüya içinde rüya mı görüyoruz?


Inception’a haftalar sonra nihayet gidebildim.Çok merak ettiğim için filme gitmeden önce bir hayalkırıklığı yaşarım diye korkmuştum,ama aksine tam da beklediğim gibiydi.Aslına bakılırsa filmin bazı sahnelerinde sıkılmadım da değil.Uzun bir film olması da benim gibi iki dakika yerinde oturamayan bir insan yavrusu için zor bir durumdu =)) Yine de film izlediğim en iyi filmler arasına girmeyi başardı..Filmde kendimi buldum desem yanlış olmaz.Benim çocukluğumdan beri düşündüklerimin bir nevi yansımasıydı sanki.Kimilerine saçma,delice gelebilir ama bazen rüya içinde rüya görüyor olduğumuzu düşünüyorum cidden.

Gece yattığımızda rüya görüyoruz.Hem de saatlerce sürdüğünü düşündüğümüz rüya aslında 5 dakika bile sürmüyor.Rüyada da sanki yaşıyormuşuz gibiyiz.Aslında farklı bir boyut var da,biz rüyadayken o boyuta taşınıyoruz sanki.Gerçekte de bu böyle olamaz mı?Aslında yaşıyoruz sandığımız,gerçek sandığımız şeyler de bir rüya olamaz mı? Dünyadayken yaşadığımız 50 yıl başka bir boyutta aslında 5 dakika olamaz mı?Şu an benim bu yazıyı yazma eylemim gerçek mi?Belki de şu an da rüyamda yazı yazıyorum.Biliyorum birçoğunuz saçmalama vb. şeyler söylüyorsunuz bu yazıyı okurken ama şöyle düşünürsek; mesela hepimiz rüyamızda tam ölecekken,şiddetli bir darbe aldığımızda vs. şeyler gördüğümüz anda silkinerek uyanırız.Eğer şu anda da bir rüya görüyorsak öldüğümüz an aslında başka bir boyutta uyandığımız an mı?Belki biz başka bir boyutta yaşıyoruz,fakat uyku halindeyiz.Ve uyandığımız an aslında gerçek olduğunu sandığımız dünyada ölüm anımızdır.

Bilmiyorum ama düşününce mantıksız gelmiyor…Rüyamızda da,gerçek hayatta da olacak bazı şeylere engel olamıyoruz,sadece yön verebiliyoruz.Aslında biz hep varız da sürekli farklı boyutlara taşınıyoruz.Gerçeklik dediğimiz şey ne kadar gerçek?Bu konu üzerine de düşünmek gerek 🙂