Googol – Google’ın Adı Nereden Geliyor?


Googol, matematikteki büyük sayılardan biridir ve 10^100’e eşittir. Başka bir deyişle 1 googol, 1 rakamına yüz sıfır ekleyerek yazılır. Bu terim Amerikalı matematikçi Edward Kasner’ın yeğeni Milton Sirotta (1929–1980) tarafından 1938 yılında kullanılmaya başlanmıştır. Milton bu s

ırada dokuz yaşındaydı. Kasner bu kavramı Matematik ve Hayal Gücü adlı kitabında da ele almıştır.
Googol büyüklük derecesi bakımından 70 faktöriyele eşdeğerdir (70! yaklaşık olarak 1.198 googola eşittir) ve yalnızca iki asal çarpana sahiptir (her birinden 100’er tane olmak üzere 2 ve 5 çarpanları). İkilik tabanlı sayı sisteminde 1 googol 333 basamaktan oluşur. Googolun matematiğe çok yararlı olduğu söylenemez. Bu sayı daha çok görünür evrendeki atomik parçacıkların sayılarının karşılaştırılmasında ve olası satranç oyunlarının sayısının hesaplanmasında kullanılır. Edward Kasner bu sayının düşlenemeyecek büyüklükteki bir sayı ile sonsuz çokluğun arasındaki farkı yansıttığını düşünmektedir. Sayının matematikteki kullanımı bununla sınırlıdır.

Googolun geleneksel yazımı şu şekildedir:

1 googol
= 10^100
= 10,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,

000,000,000,000,000,000,000,000,000,000,000, 000,000,000,000,000,000

Popüler Kültürde Googol

Google şirketinin adı “Googol” sözcüğünün yanlış yazımından türetilmiştir (Şirketin kurucuları Larry Page ve Sergey Brin tarafından). Bu bilginin kaynağı David A. Vise’ın yazdığı Google’ın Öyküsü adlı kitaptır.

Bir milyon sterlinlik şu sorunun yanıtı googoldu: 1 rakamının sonuna yüz sıfır getirilerek elde edilen sayının adı nedir? Bu soru 10 Eylül 2001 tarihli Kim Milyoner Olmak İster? yarışma programında sorulmuştur. Diğer seçenekler megatron, gigabit ve nanomoldü.

Googol, masa oyunu Balderdash’teki 336 sözcükten biridir ve bu sözcüğün anlamı kart üzerinde şu şekilde belirtilmiştir: 1 rakamının sonuna 100 sıfır getirildiğinde meydana gelen sayı.

23 Ocak 1963 tarihli Peanuts adlı oyunda Lucy, Schroeder’e evlenme olasılıklarının ne olduğunu sorar. Schroeder’in yanıtı şöyledir: “Googolda bir”.

Ninja Turtles çizgi dizisinin bir bölümünde “Gaminator” video oyunu sisteminin 3 googolhertzlik bir işlemciye sahip olduğu söylenmektedir.

.mobi(Internet Made Mobile)


Dünya çapında 1 milyar insan kendi bilgisayarlarından internete giriyor.1.2 milyar insan TV kullanıyor.4 milyar üzerinde insanın ise mobil telefonu var. Bu rakamlara bakacak olursak mobil iletişimin önemini gözardı edemeyiz.Peki neden mobile? -Yeni internet anlayışı bu -Tüketicilere yakın olmanın en yenilikçi yolu -Medyaya yeni bir boyut kazandırmakta -Multikanallar arasından kampanyaların en yaygın olarak kullanıldığı kanal Mobil iletişimde insanların canını sıkan ve işe yaramayan şeyler, -Tam oturmamış görseller -Yavaş erişim -Karmaşık grafikler -Flash İşe yaranlar, -Hızlı yükleme -Çerçevesiz net sayfalar -Basit görseller Mobi,mobil iletişim için özel üretilmiş domain uzantısıdır.Herhangi bir telefon yada networkte,dünyanın her bir tarafında çalışabilmektedir.Dünyadaki mobil siteleri inceleyecek olursak, .mobi uzantılı site %23 /wap uzantılı site%22 /m uzantılı site %13 .M uzantılı site %5 /pda uzantılı site %3 lük bir dilime sahip. http://www.mobisitegalore.com adresinden hazır domain ve hostinge sahip bir siteyi ücretsiz olarak mobile siteye dönüştürebilir ve içeriğini oluşturabilirsiniz.

Mobil Pazarlama


6a00d8341c9fe653ef0120a806bc0c970b-320wiMobil pazarlama 2010 ve sonrasına damgasını vuracak bir pazarlama yolu.Etkisini ve erişebilirliğini bu pazarlama stratejisini uygulayan birçok şirketten anlayabilmekteyiz.Örneğin Volkswagen ve Toyota.Bu iki markanın da kullandığı bu yöntem oldukça başarılı oldu.Toyota’nın lokasyon bazlı mobil pazarlama kampanyası tuttu.Kampanyayı cep telefonuna yüklenmesiyle %14lük artış görüldü.

Mobil iletişim tüketici ile iletişim kurmada,pazarlama ve tanıtım açısından önemli bir rol oynamakta.Iphone,Blackberry gibi cihazlarla mobil web kullanıcılarının artması,markaların müşterilerine dijital yollardan promosyon hizmeti sunmasına olanak sağlıyor.Bu mobil yöntemi özellikle Japonya,Kore,Avrupa ve ABD’de yaygın olarak kullanılan bir yöntem.Çoğu kampanyalar bu yolla yapılmakta bu ülkelerde.Çoğunlukla restoran,eğlence,alışveriş ve marketlerde mobil kuponlar kullanılıyor.Müşterilerin cep telefonuna kupon bilgisi mesaj olarak atılıyor ve müşterinin firmanın sitesine girmesi sağlanıyor.Böylece müşteri indirim kuponunu cebine indiriyor ve kasiyere gösterip indirimden yararlanabiliyor.

Mobil iletişim dijital kanallar arasında erişim bakımından,satışları arttırmak bakımından firmalar için kolay,ucuz ve etkili bir yol.Sadece hedeflenen tüketici kitlesine ulaşabilme açısından artı avantaj sağlıyor.Türkiye’de de bunun örneklerine rastlayabilmekteyiz.Örneğin,”Türkiye bonusu seviyor”,”Çocuk mu kariyer mi?”,”Esmer mi sarışın mı?”,”Sana çat kapı” ve “İpana-Sen gülerken güzelsin” kampanyaları mobil iletişimin ülkemizde etkisini gösterdiği kampanyalar.İpana kampanyası konseptine göre müşteriler fotolarını çekip mms olarak yolluyorlardı ve bu fotolar internette eklenip oylamaya sunuluyordu.

Geleneksel mecrada geri dönüşte %1’lik bir oran iyi kabul edilirken,mobil pazarlamada geri dönüş oranı %7 ile %25 arasında değişmekte.JP Morgan araştırmasına göre 2010’da mobil pazarlama %45 artacak ve bunun için yapılan harcamalar 3.8 milyar dolara ulaşacak.

2010 Dijital Pazarlama Trendleri


Dijital pazarlamanın 2000’li yıllardan itibaren farklı bir boyut kazanmaya başladığını çeşitli mecralardan rahatlıkla görebilmekteyiz.Ancak bu değişim 2010’dan itibaren tamamen farklı bir boyut kazanacak.2000 öncesinden 2010 yılına kadar uzanan itme çekme politikaları bir grafiğe döküldüğünde itme politikasının 2010 yılına doğru azalma,çekme politikasının ise hızla artış trendi gösterdiğini görmekteyiz.Bunun anlamı dijital pazarlamada bireysel kontrol yani kişiselleştirme ön plana çıkmakta.Microsoft Pazarlama Grubu Müdürü Mehmet Nuri Çankaya’nın çok güzel bir slaytını izleme fırsatı buldum ve blogumda paylaşmak istedim.

Trend1: Türetici

Evet tüketici değil,türetici.Artık tüketiciyi ve üreticiyi ayrı ayrı ele almak geride kalacak.Türetici kavramı ön plana çıkacak ki zaten 2008li yıllardan beri bunun örneklerini görebilmekteyiz.Türetici tüketici ve üreticinin entegre olduğu bir kavram.Yani tüketicilerin çeşitli dijital ortamları kullanarak fikir üretmeye başladığı ve üreticilerin de bu fikir ve istekler doğrultsunda hizmet sunduğu bir döneme giriyoruz.Buna örnek olarak, Crowdspirit ve Peugeot’u örnek verebiliriz.Mesela,Peugeot internet üzerinden bir tasarım yarışması düzenledi ve dereceye girenler xbox gibi dijital oyunlarda yer aldı.Birinci olan tasarımın ise gerçeği üretilerek araba fuarında sunuldu.

peugout 1. seçilen araba

Kişiselleştirme hız kazanacak demiştim.Bunlara da en güzel örnek Jessica Simpson’ın internetten kişiye özel şarkılar düzenlemesi sayesinde çıkardığı single’ın satış rekorları kırması gösterilebilir.

Trend2: IPTV

Birçoğunuza yabancı bir kavram olabilir.IPTV(internet protokol tv) internet kullanarak geniş bir band üzerinden tv programlarını eve ulaştırıyor.Bu 2. büyük trend olarak gösteriliyor çünkü insanlar tv izlerken aynı zamanda pc kullanmak istiyorlar.Özellikle Türkiye’de video içerikleri beğenilen birşey.

Bannerlar ve adwordsler demode olmaya başladı.Çünkü kimse bannerlara tıklamak istemiyor.Bunun yerine 2010 yılından itibaren IPTVler önem kazanacak ve canlı anket,e-ticaret,vieo oluşturma ve doktor çağırma gibi şeyler IPTV üzerinden gerçekleşecek.

Trend3:Çoklu Dokunmatik Pazarlama Taktikleri

Türkiye’de her ne kadar örneğini göremesek de kısa zamanda çok hızlı gelişecek bir alan.İnsanlar metro beklerken duvarda yer alan çoklu dokunmatik ekranlarından başka şeylerle ilgilenebilecek,başka işlemler yürütebilecekler.

Trend4:Sosyal Medyanın Etkin Kullanımı

Blog,online oyun,podcasr,gadget,twitter,facebook…Son zamanlarda belki de en etkili iletişim yolu oldu sosyal medya.Doğru kişilere doğru şekilde ulaşıldığında çok çok etkili olabiliyor.Birçok ajans sahibi,marka ve tasarımcı bu yoldan dünyaya etkili bir şekilde ulaşmayı başarabilmekte.

Yine Nuri Çankaya’ya göre pazarlamanın bildiğimiz 4p kavramı farklılaşacak.Yeni pazarlamanın 4psi :personalization,participation,peer to peer,predctive modelling.

Trend5: 3G ile pazarlama

Ülkemize geç geldi ama çabuk benimsendi.Birçok mobil cihazın 3G uyumu insanların bu teknolojiden faydalanmasını hızlandırdı.

Trend6: Dijital Gerilla

Gerilla pazarlamasının dijital versiyonu.Örneğin Ring 2 filminin dvd kabını açtığınızda içerisinde bir web adresi yer alıyordu 7daysleft.com diye.bu siteye girip arkadaşının mail ve cep tel. no.sunu giriyordunuz.Sonrasında sistem mail adresinden arkadaşınıza ölmene 7 gün kaldı diye mail atıyordu.Hemen peşinden de cep telefonunu arıyordu.Viral reklam açısından oldukça başarılı bulunabilecek bi reklamdı.Ancak site şu anda kullanılmıyor,boşuna denemeyin 🙂

Trend7: Oyun 2.0 ile pazarlama

Ülkemizde 200 milyon oyunsever olduğu düşünülürse hiç de azımsancak birşey değil.Farmville mesela.Facebook üzerinden oynanan bu oyunun başarılı olmasını basitliğine ve insanların uzaktaki yakınlarıyla birşeyler paylaşabilmesine olanak sağlamasına bağlayabiliriz.

Trend8: Arayüz 2.0

Arayüz çekici,zarif,basit ve işlevsel olmalı ve bunlar birbirlerine bağlı olmalı.Bu nedenle sadece içerik sunmak değil,bunları çeşitli yazılımlarla desteklemek gerekli

Trend9: Web 3.0

Anlamsal web adı verilen web 3.0,örneğin bir video aratırken onunla ilgili etiketlerin olması,video ile ilgili çeşitli sonuçların çıkması.

Trend10: Dijital Pazarlama Platformu Oluşturmak

TVde reklam vermek her şirketin bütçesine uygun değil,çünkü fazlaca maliyet getirir.Oyuncu bulunması,çekimi,ajansı hepsi ayrı maliyettir.Bu nedenle spotrunner.com diye bir site var mesela.Şirketler buradan logolarını gönderip hazır video oluşturabiliyorlar 100-200 dolara.Böylece düşük maliyetle reklam sunabiliyorlar.

Dijital Pazarlama Yöneticiliği artık her şirkette olması gereken bir kavram.Kampanyaların webde,mobilde,ad sistemlerde nasıl gerçekleşeceğini bilecek birine çok ihtiyaç duyacaklar.

SuperBowl-Reklam yapmanın en kral yolu


Bilindiği üzere reklamların izlenme oranları fifa maçları olduğu dönemlerde,olimpiyatların düzenlendiği zamanlarda kısacası dünya çapında büyük organizasyonların olduğu dönemlerde çok büyük bir artış göstermektedir.Bunların örneklerini tüm dünyaca Beijing olimpiyatlarında ve superbowl finallerinde de gördük.

Ben özellikle Superbowl’a değinmek istiyorum.Superbowl Amerikan Futbol Ligi’nin (NFL) şampiyonluk maçıdır. Her sene Şubat ayında bir önceki yılın finali olarak yapılır.Ocak ayında bu finaller için markaların reklamları gerek harcanan bütçe ile gerek kreatifliği ile gündeme gelir.Kısacası reklam ajanslarında bir patlama yaşanır.Reklamverenler ile reklamcılar sıkı bir ilişki içine girer.Çünkü Super Bowl Amerika’da en çok izlenen televizyon programıdır. Her yıl aldığı rating %50 civarında yani yaklaşık 100 milyon kişi bu karşılaşmayı izliyor.Reklamverenler Superbowl’a yapacakları reklamın kendilerine nasıl bir şekilde geri döneceğinin farkında olduğundan yüksek maliyetlerden de kaçınmamaktadır.En yüksek parayı veren de dolayısıyla reklam yerini kapmış oluyor.

Geçtiğimiz senelerde 2.7 milyon dolara ulaşan reklam spotu bedeli bu sene krize rağmen artış göstererek 3 milyon dolar olarak belirlenmiş. Bir çarpıcı rakam da bugüne kadar yapılan toplam Super Bowl reklam yatırımlarına ait. Son 21 yılda toplam 1.7 milyar dolarlık reklam yatırımı yapılmış. Neredeyse Türkiye reklam sektörünün 2/3’si kadar.Bu rakamlara bakılınca reklamverenlerin bunu gözardı etmesi imkansız.

Bu seneki Super Bowl en önemli reklamverenleri her sene bu etkinliği pazarlama planlarının önemli bir parçası olarak gören bira ve içecek firmaları Anheuser-Busch ve Pepsi’nin yanısıra, Hyundai, Go Daddy ve Dreamwork.

Nielsen verilerine göre bu sene en beğenilen ve akılda kalan reklamlar listesinde ilk 10da Doritos,Snickers,Bud Light,Budweiser,Denny’s gibi markalar yer almakta.Superbowl finallerinde en beğenilen reklam 211 indeksle Snickers’ın “Betty White and Abe Vigoda are tackled” reklamı oldu.Bunun anlamı yayınlanan diğer Superbowl reklamlarının 2 katından fazla beğeni toplamış.En akıllarda kalan reklam ise Doritos’un “Man lays in casket full of snack chips” reklamı oldu.